Yükleniyor...
Yenilikçi, teknolojik ve katma değeri yüksek bir ürün üreten, bu ürünü uluslararası pazarlara taşımak isteyen ve ihracat odaklı çalışan KOBİ’ler önceliğimiz olmak üzere yeni bir vizyon ile bütün KOBİ’lerimize gerekli desteği sağlayacağız.

Bitkisel Atıklardan Doğal Boya Pigmenti

Bitkisel Atıklardan Doğal Boya Pigmenti

Bitkisel atıklardan doğal renkler elde ederek kimyasal boyalara alternatif boyalar üreten Yüksek Kimyager Nuri İmeryüz, pigment sektöründe dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor

Nuri İmeryüz, sektördeki kimyasal boya pigmentlerine rakip olabilecek seviyede renk skalası oluşturarak 9 bitkisel atıkla çalıştıklarını ve bunların da ceviz kozası, soğan kabuğu ve kırmızılahana gibi bitkiler olduklarını anlatıyor. Renk elde ederken kırmızıyı kök boyadan, sarıyı zerdeçaldan, maviyi çivit bitkilerinden elde ettiklerini ve Ar-Ge çalışmalarıyla şu anda 12 renk pigmenti oluşturduklarını ifade eden genç kimyager, kullandıkları tüm renk pigmentlerinin bitkisel, sağlığa ve çevreye hiçbir zararı olmayan ve iç-dış cephelerin renklendirilmesinde kullanılmaya hazır boya pigmentleri olduğunu söylüyor.

Doğal boya pigmentlerin aromatik ve antiviral özellikleri de olduğunu söyleyen İmeryüz, ürünün boyaya 10-15 gün civarında aromatiklik kattığını, bunun da ortamda hoş bir koku oluşturarak kimyasal boya solunmasının önüne geçtiğini ve yine boyaların antiviral olma özelliğiyle de ortamda bakteri oluşumunun önlendiğini dile getiriyor.

Genç girişimci Nuri İmeryüz’ün bu başarı serüvenini kendisinden dinleyelim:

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Cumhuriyet Üniversitesi Kimya Bölümü mezunuyum. 2008 yılında iş hayatına kurumsal bir şirkette satış departmanında başladım. Farklı departmanlarda da çalışırken kendi mesleğimi sevdiğim ve devam ettirmek istediğim için 2017 yılında yüksek lisans eğitimi almaya karar verdim. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Organik Kimya Bilim Dalı’nda yüksek lisansımı tamamlayarak yüksek kimyager unvanını aldım.

 İşletmenizin kuruluşundan bugüne kadar olan süreçlerini anlatır mısınız?

Şirketimizin kuruluş aşamasında projemizi ülkemiz ekonomisine kazandırabilmek düşüncesiyle yola çıktım. Yeni kurulmuş firma olmasından dolayı bazı riskler alarak firmamı kurmayı başardım.

İşletmemizin ismini yüksek lisans eğitimi esnasında tez projeme patent başvurusu yaptığımız esnada karar vererek ‘Doğal Türk Renkleri’ anlamı taşıyan  ‘NaTuRenX Boya Pigment’ şirketi ismini verdik. Dört yıldan sonra 2021 yılında projemiz için patentimizi alarak KOSGEB’in Ar-Ge ve İnovasyon Destek Programı başvurumuzun kabul edilmesinden sonra şirketimizi bu isimle kurduk.

Faaliyetleriniz hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Yüksek lisans yaptığım esnada fikir olarak yola çıktığım tez projemin patent almasıyla birlikte bir yılı aşkın süredir ‘Bitkisel Pigmentler ve Bitkisel Yağlar Kullanılarak Aromatik Antiviral Özellikli İç-Dış Cephe Boyalarının Üretilmesi’ konulu Ar-Ge projemizi sürdürmekteyiz. Bitkisel ürünlerle renk oluşturma sürecimizde şu şekilde ilerliyoruz:

Örneğin, kırmızıyı kök boya, sarıyı zerdeçal, maviyi çivit bitkilerinden elde ediyoruz. Ar-Ge çalışmalarıyla şu anda 12 renk pigmenti elde ettik. Zaten ana renklerden sonra diğer renklere kaymış oluyoruz. Bunlar tamamen bitkisel, sağlığa ve çevreye hiçbir zararı olmayan, iç-dış cephelerin renklendirilmesinde kullanılan pigmentlerdir.

Ar-Ge çalışmalarımızın olumlu yönde ilerlemesi ve bu çalışmalar sonrasında ülkemizde boya sanayisinde boyaların renklendirilmesi için ithal edilen kimyasal pigment kullanımını indirgeyerek ülkemiz ekonomisine katma değer sağlayacak ürün ortaya çıkarılması yönünde ilerlemekteyiz.

Ürettiğiniz ürünler hakkında bilgi verir misiniz?

Projemiz ile boya sanayiinde kullanılmak üzere bitki atıklarını geri dönüştürerek ülkemize katma değer sağlama hedefimizin yanı sıra aynı zamanda inşaat sektöründe iç-dış cephe boyalarının renklendirilmesinde kullanılacak hale getirdiğimiz çevre ve insan sağlığına zararı olmayan bitkisel pigment formülasyon çalışmalarımızı da sürmekteyiz.

Üretim aşamalarımızı sırasıyla anlatacak olursak; birçok sektördeki üretim aşamalarına göre oldukça sade ve maliyeti minimum düzeydedir. Üretim sürecimiz 4 aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada, bitki atıklarından bitki ekstraktlarının elde edilmesi süreci var. Yani bitki atığından özüt elde ediyoruz. Sonrasında süzme işlemini gerçekleştirerek belli bir hacimde uçucuların uzaklaştırılması sağlanıyor. Son olarak da elde ettiğimiz bitki ekstraktlarını formüle etme aşaması tamamlanarak boyaları elde etmeye başlıyoruz.

Elde ettiğimiz boya pigmentlerine doğal yollarla antibakteriyellik, antivirallik sağlanmaktadır.

Devlet desteklerinden ne şekilde ve hangi kurumlardan faydalandınız?

2021 yılında KOSGEB'den Ar-Ge ve İnovasyon Destek Programı’ndan yararlanmaya hak kazandık. Yaklaşık 270 bin TL geri ödemesiz desteği alarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Cumhuriyet Teknokent'te Ar-Ge çalışmalarımıza başlamış olduk.

Bu destek ile işletmemizin patentli olan projesi için kendi Ar-Ge faaliyetlerimizi yürütme aşamasında katkıları oldu. Aldığımız destek boya sanayi sektöründe kullanılabilir ürün ortaya çıkarmamıza katkı sağlıyor.

Ayrıca Türk Patent ve Marka Kurumundan ‘İç-Dış Cephe Boyalarının Doğal Yöntemlerle Renklendirilmesi’ isimli ulusal patent belgesini de aldık.

Yapacağınız projeler hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Bu projeler ile neyi amaçlıyorsunuz? Projeler hangi aşamada?

Gelecek dönemde sektör lideri bir boya markası ile bu projemizi ülkemiz ekonomisine hızlı bir şekilde kazandırabilmek adına ortak çalışmalar yapmak ve aynı zamanda Ar-Ge projemizi takiben Ür-Ge desteğine de başvuru yaparak ürünümüz için pazar oluşturup satışa başlamak başlıca hedefimiz.

İleri aşamadaki hedefimiz ise; günümüzün çoğu zaman dilimini kapalı ortamlarda geçirdiğimiz iç mekânlardaki duvar yüzeylerini kimyasal boyalardan kurtararak iç cephelerde kullanılmak üzere tamamen bitkisel boya üretimi yaparak boya sanayisinde insan ve çevre sağlığına zararı olmayan boya üretiminin öncüsü olmayı hedefliyoruz.

Küçük işletmelere ve girişimcilere tavsiyelerinizi alabilir miyiz?

Yapmak istediğiniz iş veya hedeflediğiniz proje önce sevdiğiniz meslekle ilgili olmalıdır. Sonrasında araştırmacı ve gözlemci yönünüzü ön planda tutarak kendi tecrübenizi yüksek oranda oluşturmuş oluyorsunuz. Dış kaynaklı olumsuz söylemler ve engeller her zaman olacaktır, bunların da değerli olduğunu düşünüp en önemlisi kendi doğrularınızla birlikte süzüp değerlendirdiğiniz zaman, ‘En iyi bildiğinizin kendi düşünceleriniz’ olduğunu gördüğünüzde onların bir öneminin olmadığını fark ediyorsunuz. Sonradan pişman olmadan hedeflediğiniz yoldan asla vazgeçmeyin.