Mehmet Şükrü Demir

İncecik gümüş ve altın tellerin maharetli ellerde hayat bulduğu sanatın adıdır Telkâri. Sabır ve ustalıkla dantel gibi işlenen teller, tamamen el emeği göz nuru kıymetli ürünlere dönüşür. Tarihi ve kültürel miras açısından ayrıcalıklı bir konuma sahip olan Mardin ile özdeşleşmiş bu sanatta uygulanan motifler Türk-İslam felsefesi ile yorumlanarak ortaya çıkar.

Mehmet Şükrü Demir, günümüzde çok az ustası kalan, gençlerin zor bir iş olduğu için öğrenmekten kaçındığı, geçmişi M.Ö. 3 binli yıllara dayanan Telkâri sanatını ayakta tutarak gelecek nesillere taşıyor.

Mardin Midyatlı olan Mehmet Şükrü Demir, çocukken babasının Süryanilerden eğitim almasıyla bu sanatla tanıştı. İçinde Telkâri hevesi büyüyen Demir, Mardin’de kendi memleketinde takı tasarım eğitimine başladı. Mardin Artuklu Üniversitesi'ne bağlı Midyat Meslek Yüksek Okulu Takı Tasarım Bölümü’nü başarıyla bitiren Şükrü Demir, ailesinin Osmaniye’ye tayini ile buradan ayrıldı. Mardin’in Kültürel mirasını aldığı eğitimle birleştirip Osmaniye’ye taşımak isteyen girişimci Demir, KOSGEB’den destek aldı. KOSGEB desteğiyle Elif Gümüş ve Takı Tasarım mağazasını Osmaniye’de faaliyete geçiren 23 yaşındaki Demir, 3000 yıllık Mardin’e özgü Telkâri sanatını ayakta tutarak gelecek nesillere taşıyor.

Mehmet Şükrü Demir, Süryani ustalar tarafından yüzyıllardır devam eden gümüş işleme sanatının, özellikle bayanlar için önemli bir yere sahip olduğunu söylüyor. Aldığı eğitimden sonra Midyat’ın kültürel zenginliğini Osmaniye'ye taşımanın mutluluğunu yaşayan genç girişimci, KOSGEB desteğiyle Telkâri sanatını yaşatıyor.

Girişimci Demir, çırak bulmakta zorlanılan bu zor ve kıymetli sanatı gelecek nesillere aktarmak istiyor. Makineleşmenin çok fazla olduğu günümüzde el işçiliğinin ölmemesi, kültürel zenginliğimizin sürdürülebilmesi için Telkâri sanatını aslına uygun olarak yaşatmayı hedefleyen Demir, Telkârinin unutulan mesleklerden olmaması,  nesiller boyu aktarılması için bu sanata sahip çıkılması gerektiğini vurguluyor.

 

 

Galeri